Sarp'a Dair

Oğlum, Pamuk Prensim doğduğu günden beri bize,  ailesine çok şey öğretti.

Bana “Anne” diyemeyeceğini ilk öğrendiğimizde hayatımızın en büyük sarsıntısını yaşamıştık.    

Taşıdığı hastalığı öğrenmek, Canavan Hastalığının getirdiği etkilere alışmak, tüm bunları kabullenmek çok zor oldu.

Hiç yürüyemeyecekti, gözlerini kaybedecek, işitme engelli olacak ve dahası bizimle ne kadar kalabileceğini bilemediğimiz süreyi en güzel şekilde değerlendirmek gerekiyor diye düşünerek her şeyi en hızlı şekilde yaşamaya çalıştık.

Tüm bu olgunluğa erişmek  neredeyse iki yılımızı aldı. Oğlumuza bütün güzellikleri yaşatmamız ve mutlulukların en büyüğünü ona tattırmamız gerektiği gerçeğinden yola çıktık. Yapılacak çok işimiz var ve ödevlerimizi en kısa zamanda yerine getirmemiz gerekiyor.

 

İlk doğduğu günden beri güçlü, cesur ve yılmak bilmez haliyle gücümüze güç katan Sarp,

Hayatın bize verdiği en kötü derslerden bile iyi bir yan çıkartmayı bana öğreten Sarp,

İçinden çıkamayacağımı düşündüğüm acılar içindeyken bile beni gülümsetmeyi başaran oğlum Sarp,

Küçük şeylerle mutlu olmam gerektiğini bana öğreten Sarp,

Çevresine sabır öğreten, olumlu olmayı öğreten masum Sarp,

Pamuk Prensim;

İyi ki geldin hayatıma,

Sen bana gönderilmiş en değerli, en vazgeçilmez emanetsin...

Sen benim Oğlumsun...

Seni Seviyorum...

 


Sarp'a dair
tüm hakları saklıdır © 2010
Anasayfa | Giriş Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | e-mail | İletişim
powered by .NET
web tasarım duygu bilişim